Bilim Nasıl İnşa Edilir?Adalet saysinde mi para mı?
AS
Bilim Nasıl İnşa Edilir?
Bilim bir anda ortaya çıkmaz. Bilim; emekle, dürüstlükle, sorgulamayla, disiplinle ve adaletle inşa edilir. Bir toplumda gerçek bilim üretilecekse, önce onun temeli sağlam olmalıdır. O temel de üniversitelerdir.
Üniversite, yalnızca ders verilen bir bina değildir. Üniversite; aklın korunduğu, eleştirinin serbest olduğu, liyakatin esas alındığı ve hakikatin korkusuzca arandığı yerdir. Eğer bir ülkede üniversiteler güçlü değilse, bilim de güçlü olamaz. Eğer üniversitede adalet zedelenirse, araştırma kirlenir; eğer liyakat yok sayılırsa, gelecek zayıflar; eğer doğrular susarsa, cehalet büyür.
Bilimin önündeki en büyük engeller bilgisizlikten ibaret değildir. Asıl engeller; korku, baskı, kayırmacılık, haksızlık, sessizlik ve ahlaki çöküştür. Bilim, özgür düşünce ister. Bilim, soru sorma cesareti ister. Bilim, doğruyu söyleyen insanları cezalandıran değil, destekleyen kurumlar ister.
Ne yazık ki, elimizdeki kanıtlar ve sahadaki gerçekler, en azından bir üniversitede durumun bu anlattığımız idealden ne kadar uzak olduğunu acı bir şekilde gözler önüne sermektedir. Karşımızdaki tablo basit bir yönetim zafiyeti değil; sistematik bir yolsuzluk, organize bir sahtekarlık ve her şeyin para ile ölçülüp parayla halledildiği kirli bir düzendir. Akademik değerlerin ve hakların maddi çıkarlar karşılığında el değiştirdiği bir yapı, bilime yapılmış en büyük ihanettir.
Hele hele insan hayatının, sağlığının ve en yüce etik değerlerin emanet edildiği Tıp Fakültesi ve Diş Hekimliği gibi hayati kurumlarda bu tür karanlık işlerin dönmesi kelimenin tam anlamıyla kahredicidir. Hekim yetiştiren, insan canına dokunan bu fakültelerde bilimin, liyakatin ve ahlakın yerini ticari çıkarların ve sahtekarlığın alması sadece bir eğitim sorunu değildir; doğrudan toplum sağlığını tehdit eden, asla görmezden gelinemeyecek ve sonuna kadar takibe değer devasa bir meseledir.
Bu yüzden üniversite doğru kurulmalı, doğru yönetilmeli ve doğru korunmalıdır. Öğrenci, araştırmacı, asistan, hoca ve her akademik çalışan bilmelidir ki: bir üniversitede haksızlık görülüyorsa, buna sessiz kalmak çözüm değildir. Haksızlık rapor edilmelidir. Usulsüzlük varsa belgelenmelidir. Ayrımcılık varsa görünür hale getirilmelidir.
Bu karanlık çarkın nasıl işlediğine, kimlerin bu sistematik yozlaşmanın bir parçası olduğuna ve bilimin nasıl ayaklar altına alındığına dair tüm detaylar, çok yakında belgeleriyle ve yeni haberlerle birlikte kamuoyuyla paylaşılacaktır. Bilimi ve insan sağlığını tüccar zihniyetine kurban edenlerden hesap sormak, gerçek bilim insanlarının en büyük boyun borcudur. Üniversite bi dükkan değil,bunu unutmayın . Unutursanız uluslararası hukuk ve organizasyonlar karşısında er ya da geç itibariniz o sahte meşruiyetiniz,hepsi kaybolur ve bence GENÇLERİ BİLİMDEN SOĞUTMAK BİR ÜLKEYE KARŞI EN BÜYÜK SUÇLARDAN BİRİ.
